
KAMU HEKİMLERİ SENDİKASI
MANİFESTOSU
Biz,
Kamu Hekimleri Sendikası olarak; mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına, emeğimizin değersizleştirilmesine, sağlık hizmetinin niteliksizleştirilmesine ve bilimin baskı altına alınmasına karşı iyi hekimliği, bilimi, ücretsiz sağlığa erişim hakkını savunuyoruz.
Kamu Hekimleri Sendikası olarak; başta kamu hekimleri olmak üzere, sağlık hizmetinin tüm bileşenlerinin mesleki, ekonomik ve sosyal haklarını kararlılıkla savunuyoruz.
Hekimlik; pozitif bilimin rehberliğinde, akıl, vicdan ve etik değerlerle icra edilen bir meslek ve aynı zamanda kamusal bir hizmettir. Bu meslek; idari dayatmalarla, piyasa mantığıyla, nicelik baskısıyla ve bürokratik kısıtlamalarla değersizleştirilemez.
MHRS Baskısı ve Performans:
Her hastanın ihtiyacı farklıdır; tanı, tedavi ve izlem süreçleri standartlaştırılmış süre baskısına indirgenemez. “Hastalık yoktur, hasta vardır” kuralıyla yetişmiş hekimler olarak muayene ve tedavi süreçlerinde hastaya ayrılacak sürenin belirlenmesinde temel ölçütün hekimin belirleyeceği tıbbi gereklilik olması gerektiğine inanıyoruz.
Sağlık hizmetinin nicelik temelli performans ölçütlerine sıkıştırılması, hekimlik mesleğinin doğasına aykırıdır. Sağlık hizmeti bir üretim bandı değil; doğrudan insan hayatına, onuruna ve toplum sağlığına yönelik kamusal bir sorumluluktur.
Düşük Gelir:
Hekim maaşlarının büyük oranda performans/teşvik ödemesi şeklinde yapılması, bu miktarın emekliliğe yansıtılmaması hekimleri hem çalışırken hem de emeklilik hayatlarında yoksulluğa mahkum etmektedir. Ayrıca insani bir hak olan yıllık izin gibi izin durumlarında maaşın büyük oranda kesilmesi hekimleri performans/teşvik bağımlı modern köleler haline getirmiştir.
Mesleğin itibarına yakışır ve insanca yaşamayı mümkün kılan, emekliliğe yansıyan tek kalem maaşı savunuyoruz.
Sağlıkta Şiddet:
Sağlıkta şiddet yalnızca bireye karşı işlenen bir suç değil; kamu hizmetine, sağlık hakkına ve toplumsal güvene yönelmiş ağır bir saldırıdır. Şiddetsiz bir çalışma ortamı, tüm sağlık çalışanları için vazgeçilmez temel haktır.
Sağlıkta şiddet sorunu sadece adli bir sorun değil, içerisinde başta sağlık sisteminin çarpıklığı olmak üzere, düşük sosyoekonomik şartlar, popülist siyaset, bilimsel temelden yoksun sağlık politikası dayatmaları gibi çeşitli bileşenlerinin olduğu çok yönlü bir sorundur. Dolayısıyla bu sorun sadece kolluk güçlerine dayanan güvenlik önlemleriyle çözülemez. Bu konuda acilen yapılması gerekenler:
● Hekimlere ve sağlık çalışanlarına güvenli bir çalışma ortamı sağlanmalıdır.
● Acil Servisler amacına uygun kullanılmalı, Yeşil alanlar kaldırılmalıdır.
● Randevusu olmayan hasta veya hasta yakınlarının hekime ulaşması engellenmelidir.
● Beyaz Kod sadece fiziksel şiddet değil, çalışma düzenini bozabilecek her türlü taciz ve saldırıya karşı etkin kullanılmalıdır.
● Şiddet olduktan sonra kınamaktan ziyade henüz ortaya çıkmadan önce engelleyecek politikalar üretilmelidir.
Hekimlik mesleğinin nitelikli biçimde yürütülebilmesi için aşağıdaki koşullar vazgeçilmezdir:
• Mesleki dikkat ve özeni korumaya elverişli çalışma koşulları
• Tanı ve tedavi sürecinde konsantrasyonu bozacak, risk oluşturacak dış etkenlerden korunma
• Hekimin tıbbi sekreterlik, idari işler ve gereksiz bürokratik yüklerden arındırılması
• Gerekli tetkik, tedavi ve ilaca erişimin idari ya da mali gerekçelerle kısıtlanmaması
• Çalışma süreleri içinde düzenli ve insani dinlenme aralarının sağlanması
Halk Sağlığı:
Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklarını savunurken, toplum sağlığını her zaman birlikte düşünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki iyi hekimlik, ancak sağlıklı bir toplum ve adil bir çalışma düzeni içinde mümkündür.
Hekimlik; bireyin, ailenin, toplumun ve ülkenin sağlıklı ve güçlü kalmasının temel dayanaklarından birisidir. Bu nedenle hekimlik mesleği korunmalı, geliştirilmeli ve hak ettiği saygınlığa kavuşturulmalıdır.
Sağlık hizmeti, herkes için temel bir haktır. Anayasa’nın 56. maddesi uyarınca herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir; devlet, tüm yurttaşların bedensel ve psikososyal iyilik halinin sağlanması ve sürdürülmesiyle yükümlüdür.
Bu kapsamda sağlık hizmeti; kamusal sorumluluk anlayışıyla, eşit, erişilebilir, nitelikli ve toplum yararını esas alan bir biçimde sunulması gereken vazgeçilmez bir haktır. Bu hak; piyasa mantığına, yalnızca performans ölçütlerine ve dar mali hedeflere teslim edilemez.
Onurlu Yaşam:
Sendikamızın amaçlarından biri de hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının, hem çalışma hayatlarında hem de emekliliklerinde onurlu ve insanca yaşayabilecekleri bir gelir düzeyine kavuşmalarıdır.
Hekimlerin geliri; mesleğin niteliğine uygun, güvenceli, emekliliğe yansıyan ve sürdürülebilir olmalıdır. Ek ödemelere dayalı, belirsiz ve güvencesiz ücret politikalarını reddediyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözünü rehber edinerek, pozitif bilimi ve akılcı sağlık politikalarını mücadelemizin temel dayanağı olarak kabul ediyoruz.
Bilimsel, laik, demokratik ve insan haklarına saygılı bir hukuk devletinin; hekimlerin mesleki bağımsızlığı, toplum sağlığı ve çalışma barışı için vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle:
• Laiklik karşıtı uygulamalara
• Antidemokratik müdahalelere
• Her türlü ayrımcılığa, ırkçılığa ve cinsiyetçi söyleme
• Hukukun üstünlüğünü zedeleyen her türlü girişime karşı, hukuk içinde ve kararlılıkla mücadele edeceğimizi belirtmek istiyoruz.
Sağlık politikalarının toplum yararı, bilimsel veriler ve ülkenin gerçek gereksinimleri doğrultusunda bağımsız biçimde belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Hekimlik mesleğinin bağımsızlığı; ancak bilimsel özerkliğin, kamusal yararın ve toplumsal sorumluluğun korunmasıyla mümkündür.
Sendika İçi Demokrasi:
Kamu Hekimleri Sendikası, gönüllülüğe dayalı bir örgütlenme modelini esas alır. Sendikal örgütlenme; baskıyla, yönlendirmeyle, idari güçle ya da çıkar ilişkileriyle şekillendirilemez. Sendika ancak özgür iradeyle var olur; meşruiyetini üyelerinin iradesinden alır.
Sendika içi demokrasiyi, iyi sendikacılığın temel şartı olarak görüyoruz. Bu doğrultuda:
• Üyelerin iradesinin yönetime eksiksiz yansımasını esas alıyoruz
• Üst üste en fazla iki dönem yöneticilik sınırını benimsiyoruz
• Üyelerin görüş, öneri ve eleştirilerini yönetime doğrudan iletebilecekleri açık ve sürekli mekanizmalar kuruyoruz
• Sendikayı hiçbir yöneticinin kişisel ikbal aracı haline getirmesine izin vermiyoruz
Hiçbir yönetici üyeden üstün değildir; tüm yetki üyeden doğar.
Bir sendikada sendika içi demokrasi yoksa, sendika içi adalet zedelenmişse, totaliter bir yönetimle yönetilmeye başlanmışsa o sendikanın herhangi bir hak mücadelesini hakkıyla yapabilme şansı kalmamıştır.
Şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik ve istişare; yöneticilerin tercihine bırakılmaması gereken, bütün yöneticilerin uymakla yükümlü olduğu temel ilkelerdir.
Kadın haklarını, çocuk haklarını ve toplum sağlığını birbirinden ayrılamaz kamusal değerler olarak görüyoruz.
Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklarını savunurken, toplum sağlığını her zaman birlikte düşünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki iyi hekimlik, ancak sağlıklı bir toplum ve adil bir çalışma düzeni içinde mümkündür.
Bu sendika;
• Siyasi yapıların arka bahçesi değildir
• Bürokratik vesayetin aracı değildir
• Kişisel kariyer basamağı değildir
Bu sendika; emeği sömüren değil emeği büyüten, makam dağıtan değil sorumluluk üstlenen, üyeyi pasifleştiren değil söz ve karar sahibi yapan bir sendikadır.
İyi Hekimlik • Sağlıklı Toplum • Onurlu Yaşam
Bu bir davettir.
Sessizliğe mahkum edilenlere değil, sözünü örgütleyenlere…
Boyun eğenlere değil, mesleğinin onurunu savunanlara…
Bu yalnızca bir çağrı değil; bir duruş, bir irade ve bir mücadele davetidir.
Kamu Hekimleri Sendikası bir isimden ibaret değildir; bir ilke, bir vicdan ve bir duruştur.
Bu duruşa sahip çıkan tüm hekimleri ve sağlık çalışanlarını, bu mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz.

